MGK’NIN ONURUNA KİM SAHİP ÇIKACAK?
MGK, ülkenin en saygın, en dikkat çekici ve en üst devlet organıdır. Sayısız tartışmanın konusu olmuş, ağır biçimde eleştirilmiş, hatta bazılarınca demokrasinin önündeki engel sayılmıştır. Ama bu kurulun ağırlığı ve saygınlığından ne iç ne dış kamuoyunda şüphe duyulmamıştır. Kurul toplantıları ve kararları büyük bir dikkatle beklenmiş ve izlenmiştir.
Ta ki Başbakan Ecevit ve hükümet MGK toplantısını bir bahaneyle terk edinceye kadar…
Başbakanın bu eylemiyle MGK saygınlığı ağır bir yara almıştır.
Kurul toplantıları, üzerinde taşıdığı “devlet ciddiyetinden” uzaklaşmıştır. Kafası esenin terk edebileceği alelade toplantılardan birisi düzeyine indirgenmiştir.
MGK toplantıları “gizlilik kaydı” taşıyan toplantılardır. Başbakan Ecevit, terk ettiği toplantının içeriğini bir basın toplantısıyla açıklayınca bir ilke daha imza atmıştır. Gizlilik kaydı çiğnenmiştir. Bu, Kurul toplantılarına gizlilik kaydı sağlayan yasanın da ihlal edilmesidir. Şimdi gizli toplantının görüşme kayıtlarının basın yayın organlarında dört sütuna manşet yayınlanması yadırganmayacaktır.
MGK’nın sistem içindeki ağırlığı ve niteliği, demokratikleşme açısından sakınca taşıyıp taşımadığı ayrı bir tartışmanın konusudur. Bunun üzerine çok şey söylenip yazılabilir. Reform önerileri geliştirilebilir.
Fakat her ne olursa olsun MGK’nın bu şekilde “ayağa düşürülmesi” negatif sonuçlar doğuracaktır. MGK’nın yapısı ve işlevleri tartışmaya açılsa bile bu tartışma saygınlık korunarak yapılmalıdır.
Türkiye bir saygınlık krizi içindedir. Parlamento saygınlığını çoktan yitirmiştir. Hükümetin ratingi tıpkı borsa gibi taban yapmıştır. Siyasete ve siyasetçiye güvenden eser kalmamıştır. Gereksiz biçimde bazı tartışmaların tarafı haline gelen Genelkurmay eskisi kadar güven kaynağı değildir. Milletin bürokrasiye zerre kadar itimadı kalmamıştır.
Ve nihayet MGK’nın saygınlığı da yara almıştır.
Biz Türkler, değiştirmek ile tüketmek ya da ayağa düşürmek arasındaki farkı bir türlü idrak edemedik. Kendisine ve kurumlarına öz saygısını kaybetmiş bir millet ve devlete başkalarının bir saygınlık içinde davranması nasıl beklenebilir?
Bu ülkede bir şeyler değişecekse, bu çürüterek olmayacak.
MGK’ya saygın eleştiriye sonuna kadar evet denmeli; ama MGK’nın ayağa düşürülmesi bu millet ve devlete bir fayda sağlamaz.
Artık bu birbirini tüketme kısır döngüsünden çıkmalıyız.


